Meksika Vadisi’ndeki kadim Teotihuacan kentinde yapılan kazılarda, Aztek dönemine ait gizemli bir piramit heykelciği gün yüzüne çıkarılır. Bu sıradan bir arkeolojik buluntu gibi görünse de, aslında yüzyıllardır gizlenen karanlık bir sırrı içinde barındırmaktadır. Üniversitede görev yapan, alışılmışın dışında yöntemleriyle tanınan profesör Hiscock, bu eserin gizemini çözmeye çalışırken kendisini bilimin sınırlarını aşan bir serüvenin ortasında bulur. Kuantum fiziğiyle ilgilenen Hiscock, maddeyi bir noktadan diğerine aktarabilmenin, yani kuantum taşınmanın, yalnızca teoride değil, korkunç sonuçları olan bir gerçeklik olduğunu keşfeder. Ancak bu süreçte, hem Aztek mitolojisinden beslenen kadim korkularla hem de kendi zihninin karanlık yansımalarıyla yüzleşmek zorundadır.