Genç bir Alman erkeği, memleketine ve rejime duyduğu sadakatin aslında bir yalanı desteklemek anlamına geldiğini fark ediyor. Ülkesindeki Nazi rejimi tarafından uygulanan baskı, rejimle işbirliği çağrıları, arkadaşlarının ve çevresinin yaşadıkları trajediler genç adamı harekete geçiriyor. Arkadaşı Yahudi olan gençin alınması, yasak radyo yayınlarını dinlemesi, direniş hareketi başlatması gibi adımlar hikâyenin temelini oluşturuyor. Rejim kapıyı çaldığında yani Gestapo ya da benzeri kurumlar tarafından izlenip rahatsız edildiğinde “iyi bir Alman olmanın” ne demek olduğu sorusu çok ağır bir şekilde karşımıza çıkıyor.